Mayıs ayı okuma listesi
Mayıs 7, 2006
Daha önce alıp da, okuyamadığım kitapların yanına iki yeni kitap daha ekledim. Listedekilerden birkaçını okuduktan sonra değerlendirmesini yapmayı düşünüyorum:
Promo-İlişkisel Pazarlamadan Efsaneleşmiş Örnekler – Yves Kergrohenn – Rota Yayın
Ahmet Hamdi Tanpınar – Beş Şehir – Dergah Yayınları
Kadife Karanlık – 21.yy İletişim Çağını Aydınlatan Kuramcılar
Emotional Design – Donal A.Norman
Gösteri Peygamberi: Chuck Palahniuk Ayrıntı Yayınları
Teknoloji Kimin Umurunda!
Mayıs 7, 2006
Altıüstü sitesindeki yazılarından tanıdığımız Mehmet Doğan, kitabını bitirmiş ve kitap ideefixe'de satışa çıkmış.
Kitabın konusunun ne olduğunu, içeriğini, nasıl bir metodla kaleme alındığını ve yazarını anlatacak değilim. Çok merak ediyorsanız, onu kendi sayfasından öğrenebilirsiniz; buyrun!
Beni kitaba bağlayan olaydan bahseceğim; Kitap, yazarın kendi sitesindeki yazılardan müteşekkil. Bu yazılar da yoruma açık ve isteyen yorum ekleyebiliyor. Kitabın yazarı Mehmet Doğan, şöyle birşey yapıyor: Kitap çıkana kadar yorum ekleyen herkesin ismini, kitabın başında yazarak, onlara teşekkür ediyor! Yenilikçi ve yaratıcı. Yorumla katkıda bulunanlar için ise harika bir jest. Bence yeterli!
İletişim çağında yaşadığına inanan herkes, eminim kendisi için birşeyler bulacaktır.
Okumuyoruz, okumamaya teşvik ediyoruz
Nisan 19, 2006
"… Bay Taran’ın göğsünü gere gere ‘ben kitap okumam, zaten hayatta topu topu bir ya da iki kitap okumuşluğum var, hepsi o kadar!’ demesinin anlamı nedir? Hayatta büyük başarı sağlamış, reklamcılık alanında ‘milyon dolarlık’ bütçelerle dilediği gibi oynama imtiyazına sahip olmuş birinin, zaten kitap okumayan bir ülkede, bu açıklamayı yapması, bir ahlaki sorumsuzluk örneği değilse nedir? Bay Taran, onun gibi milyon dolarlarla oynayıp Dubai’deki bilmem kaç yıldızlı ‘Burj el Arap’ otelinde keyif çatmayı hayal eden milyonlarca genç insana, hiçbir entelektüel donanıma sahip olmadan da bunu elde edebilecekleri imajını vermiyor mu? Ali Taran, ‘büyüyünce mafya olmak istiyorum!’ diyen genç çocuğu özendiren TV dizilerinin olumsuz etkileri ne ise ‘kitap okumuyorum’ demenin de aynı ölçüde, ama bu defa kitap okuma konusunda caydırıcı ve olumsuz etkileri olabileceğinin, farkında değil midir? "
Ayşe Arman, merak edilen Reklamcı Ali Taran ile röportaj yapmış. - Ali Taran, hani şu; "kardeşim ben araştıma maraştırma anlamam, reklamı yaparım tutarsa tutar, tutmazsa tutmaz" diyen reklamcı. Bkz: Algılama Yönetimi/Ali Saydam – Önce röportajı okuyun. Sonra da Hilmi Yavuz'un eleştirisini .. sonra da Reklam Yazarları Derneği'nin, (RYD) kitap okuma üzerine yapılan 57. Copy Break Birincisi tasarımı inceleyebilirsiniz.

Türk Edebiyatı’ndan
Nisan 15, 2006
Peyami Safa'yı okuyorum bu ay. Iskaladığım ne kadar büyük Türk yazarlar olduğunu görmeye başladım Türk Edebiyatı'na daha çok vakit ayırınca. O çocuk yaşlarda, Okul denen eğitim yuvalarına, işe giden anne-babalar kadar, hatta onlardan daha çok zahmet çektirecek bir zorlukla giden öğrencilerden biri olan ben, bu müesseselerde bir kişilik yeri sadece işgal etmişim diye düşünüyorum Türk Edebiyatı'ndan bu nadide yazarları okudukça.. Velhasıl bir Çalıkuşu, yarım kadar da Sinekli Bakkal okutulduktan sonra mezun olma devrinden geçen öğrencilerin devri idi bizimki..
Milli Eğitim Bakanlığı, 100 Temel Eser adı ile bir proje başlattı geçen yıl. Bu proje, ilgili öğretmenler tarafından ne kadar takip edilirse o kadar başarılı olacaktır. Ümidim o ki, başarılı olsun, öğrencilere okuma sevdirilsin ve 3,5 kitap okumayla gelmesin üniversiteye bir gençlik..
Peyami Safa demişken, çocukken geçirdiği hastalığın ızdırabının hamurunda yoğrulmuş kalemi, çok küçük yaşta olgunlaşmış fikriyatı ile birlikte, enfes eserlerin çıkmasına vesile olmuş. Alkım'dan okuduğum üç kitabı:
Ali Saydam ve Algılama Yönetimi Dersi
Nisan 12, 2006
Bersay'ın kurucusu Sevgili Ali Saydam, bu dönem Algılama Yönetimi dersimize giriyor. İstanbul Üniversitesi, İletişim Fakültesi'nde 3.sınıftayım. 3 senedir dersine bu kadar hakim olan bir Hikmet Kırık'ı gördüm bir de Ali Saydam'ı. Derste anlattığı konular dışında, "mezun olunca rakibim olacaksınız, kendinizi yetiştirmeniz şart" şeklinde yarı istihza yarı tavsiye sözleri ile aslında bir gerçeği vurgulayarak, bir iletişimci için ufuk gösteriyor.
Algılama Yönetimi ise bambaşka bir dünya. İmaj devrinin bittiğini, algının iletişimin akıl ve gönül penceresi olduğunu söylerken bize iletişim dünyasını anlamanın kapılarını açıyor.


