Yaz göründü, stajyerler fora!
Temmuz 6, 2006
İletişim fakültelerinden mezun olan öğrencilerin makus talihidir uzun süreli stajyerlik. Bir ara google’da iletişim ve stajyerlik kelimeleri ile arama yapmıştım, çıkan sonuçların neredeyse yarısı bir memnuniyetsizlik içeren yazılardan oluşuyordu. 4 yıllık eğitimle alakasız işlerde istihdam, maaşsız emek, aylar süren deneme süreçleri vs.vs.
Bir arkadaşım anlatmıştı; bir organizasyon için zarfları ayarlıyorlarmış, içeri giren bir görevli, onu o halde görünce şöyle hitap etmiş: “Seni matbaadan gönderdiler değil mi?” Bu insan 4 yıl Halkla İlişkiler ve Tanıtım okumuş. Radyo Tv’den ve Gazetecilikten mezun olanlar da pek farklı değil. Habere gitmek isteyenleri, sigortasızsın, başına birşey gelir diye göndermiyenler olduğunu bizzat arkadaşlarımdan duydum.
Peki kim yapar asıl işi? Esas oğlan, büyük üniversitelerin diğer bölümlerinden mezun olup, iletişim alanında istihdam olmak isteyendir. İletişim mezunu da onların stajyeri.
TBWA/Istanbul’un, geçtiğimiz yıllarda yaptığı bir afiş çalışması vardı; yumruk yiyen bir öğrenci fotoğrafı ve atılan yumruğun üzerinde şöyle bir ifade: STTTAAAJJJJJ. Bir dönem elimizden bırakmadığımız çizgi-roman karakterlerinden fırlayan bir görüntü sanki.
Bu yıl ki çalışmaları daha da ilginç; demirden bir kafes vce üzerinde bir yazı: STAJYER
Stajyerler nasıl, iyi mi?
Ali Saydam ve Algılama Yönetimi Dersi
Nisan 12, 2006
Bersay'ın kurucusu Sevgili Ali Saydam, bu dönem Algılama Yönetimi dersimize giriyor. İstanbul Üniversitesi, İletişim Fakültesi'nde 3.sınıftayım. 3 senedir dersine bu kadar hakim olan bir Hikmet Kırık'ı gördüm bir de Ali Saydam'ı. Derste anlattığı konular dışında, "mezun olunca rakibim olacaksınız, kendinizi yetiştirmeniz şart" şeklinde yarı istihza yarı tavsiye sözleri ile aslında bir gerçeği vurgulayarak, bir iletişimci için ufuk gösteriyor.
Algılama Yönetimi ise bambaşka bir dünya. İmaj devrinin bittiğini, algının iletişimin akıl ve gönül penceresi olduğunu söylerken bize iletişim dünyasını anlamanın kapılarını açıyor.

