Zaman Gazetesi, Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, bugün Gelişim Platformu'nun konuğuydu. Vizelerin bitmesinin rahatlığı ile ben de GP'nin yolunu tuttum. Mekanın ferahlığı ve Dumanlı'nın samimi tavırları ile güzel bir söyleşi oldu. Konu genel olarak; basında benzeşme, televizyon gazeteciliği ile basılı medya, medya-istikrar ilişkisi ve medyada etik üzerineydi.

Söyleşinin İletişim Fakülteleri ile alakalı kısımlarını aktarmak istiyorum: Yanıbaşımızda bir savaş oldu/oluyor, Türk basını savaş haberleri konusunda nasıl bir tavır takındı? Ne kadar doğru, ne kadar yanlış, ne kadar yönlendirici haber yayınlandığına dair İletişim Fakültelerinden bir araştırma duymadığını söylüyor, Ekrem Dumanlı.

İletişim Fakülteleri'nden gelen öğrencilerin, kendileri için yeterli donanıma sahip olmadıklarını, buna karşılık Boğaziçi, ODTÜ gibi üniversitelerin SBF, Sosyoloji, Psikoloji gibi bölümlerinden mezun öğrencileri tercih ettiklerini lakin bu öğrencilerin de medya sektörüne pek ilgi duymadıklarını söylüyor.

"Bir tıp sektörü düşünün doktorların %80'i farklı mesleklerden!"

Sektörle alakalı neredeyse hiç ders almayan bir sosyoloji öğrencisi, biz iletişim fakülteleri öğrencilerinden daha çok tercih ediliyorsa ve iletişim fakültesi öğrencileri olarak, yeterli eğitimi almadığımız düşünülüyorsa neden sayıları 40'ı bulan iletişim fakülteleri halen mantar gibi türemeye devam ediyor, anlamıyorum!

Her iletişim fakültesi senede ortalama 100 mezun verse, acaba ne kadarı sektörde yer ediniyordur, çok merak ediyorum. Böyle bir araştırma var mı bilmiyorum ama varsa sonuçları herhalde beklenenden pek de farklı değildir.

Leave a Reply